Hemen Bilgi Al
WhatsApp

Dijital Dönüşüm Öğrenme Biçimlerimizi ve Alışkanlıklarımızı Nasıl Etkiliyor?

Dijital Dönüşüm Öğrenme Biçimlerimizi ve Alışkanlıklarımızı Nasıl Etkiliyor?

Dijital dönüşüm ve dijitalleşme kavramları son dönemlerde sıkça karşımıza çıkıyor. Özellikle geçtiğimiz bir yıllık süreçte pandeminin de etkisiyle pek çok alanda dijital dönüşümün etkileriyle karşılaştık. Başta eğitim olmak üzere pek […]
4 Mart 2021
Paylaş:

Dijital dönüşüm ve dijitalleşme kavramları son dönemlerde sıkça karşımıza çıkıyor. Özellikle geçtiğimiz bir yıllık süreçte pandeminin de etkisiyle pek çok alanda dijital dönüşümün etkileriyle karşılaştık. Başta eğitim olmak üzere pek çok alanda dijital dönüşümün ayak seslerini duyduk. Peki; Dijital dönüşüm nedir? Hayatımızı, alışkanlıklarımızı, öğrenme biçimlerimizi nasıl etkiliyor? Dijital çağda hangi teknolojiler hayatımıza girdi? Yeni dijital ortam geleceği nasıl etkileyecek? Eğitim ve meslekler dijital dönüşümden nasıl etkilenecek? Birlikte inceleyelim…

Dijital Dönüşüm Nedir?

Öncelikle; “Dijital dönüşüm nedir?” sorusuna cevap arayarak başlayalım. Bireylerin, toplumların, sektörlerin ihtiyaçlarına dijital teknolojiler aracılığıyla yanıt verebilmek artık mümkün olabiliyor. Bu noktada; üretme ve yaratma süreci teknolojiyle bağlantılı olarak değişim gösteriyor. Bu değişim; dijital dönüşüm olarak adlandırılıyor. Dijital dönüşümün merkezinde tasarım, yaratıcılık ve inovasyon yer alıyor. Dijital dönüşümde geleneksel yöntemlerin yerini teknoloji ve yeni metotlar alıyor.

Dijital Dönüşümün Tarihi

Dijital dönüşümün başlangıcı her ne kadar internetin ortaya çıkışıyla ilişkilendirilse de; daha eskiye dayandığı biliniyor. Birçok bilim insanının yeni teknolojilere ve dijital bir dünyaya dair fikir ve araştırmaları bulunuyor. Bu fikir ve çalışmaların en ünlüleri arasında “kablosuz dünya” yaratma fikri yer alıyor. Nicola Tesla’nın 20. yüzyılın başlangıcında kablosuz aydınlatma ve kablosuz elektrik enerjisi dağıtımı üzerine çalışmaları bulunuyor. Tesla, 1893 yılında kablosuz iletişimin mümkün olabileceği fikrini ortaya attığı ancak; çalışmasını tamamlayamadığı biliniyor.

Tesla’dan yaklaşık 50 yıl sonra dünya internet teknolojisiyle tanıştı. 1969’da ARPANET (Gelişmiş Araştırma Projeleri Dairesi Ağı) iki bilgisayar arasında mesaj iletmeyi başardı. Ardından 1989 yılında “World Wide Web” sisteminin kurulmasıyla dijital dönüşümün önlenemez yükselişi başladı.

Dijital dönüşümün bu hızlı yükselişi elbette toplumları ciddi anlamda etkiliyor. Zaman ve mekan algısını değiştiren süreç; dünyayı da küresel bir köye dönüştürüyor. Bugün, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan olaylardan eşzamanlı olarak haberdar olmak mümkün olabiliyor. Bu durum elbette sektörleri, üretimi, tüketimi, sosyo-ekonomik yapıyı, kültürleri de değiştiriyor ve dönüştürüyor. Dijital dönüşümün toplumlar üzerindeki etkisi bireylerin günlük yaşamlarını da etkiliyor. Teknoloji kullanımı, öğrenme biçimleri, alışkanlıklar yeniden yapılanıyor ve şekilleniyor.

Dijital Dönüşüm Öğrenme Biçimlerimizi Nasıl Değiştirecek?

Dijitalleşme ve yeni teknolojilerin etkisi eğitimi yeniden yapılandırıyor. Özellikle geçtiğimiz 1 yıllık süreçte görüldüğü gibi öğretim mekanları ve biçimleri farklılaşıyor. Öğrenciler artık sınıf ya da okul ortamının dışında da öğrenebiliyorlar. Hatta bunu tercih ediyorlar. Sınıf ortamı artık dijital ortama taşınabiliyor. Bu durum eğitimin üzerindeki zaman sınırlamasını da kaldırıyor. Artık tek tuşla istenilen mekan ve zamanda bilgiye erişmek mümkün olabiliyor. Bu durum geleneksel öğrenme biçimlerinin gölgede kalmasına sebep oluyor. Klasik öğrenme biçimleri yerini yeni yöntemlere bırakıyor. Kitapların yerini e-kitaplar, slaytların yerini hareketli grafikler alıyor. Yakın gelecekte dijital dönüşümün eğitimi daha fazla etkileyeceği düşünülüyor.

Bu durum elbette meslekleri ve becerileri de etkiliyor. Bazı meslekler geri planda kalırken, bazıları ön plana çıkıyor. Bazı meslekler ise biçim değiştiriyor. Öğrencilerin ve eğitimcilerin bu yeni dijital dünyaya ayak uydurması için teknolojik beceriler kazanması gerekiyor. Aynı zamanda var olan becerilerini gözden geçirmeleri ve yapılandırmaları gerekiyor.

Dijital Çağda Hayatımıza Giren Yeni Teknolojiler

Dijital çağ, pek çok yeni teknolojinin hayatımıza girdiği bir dönemi ifade ediyor. Dijital dönüşümün etkisiyle teknolojik gelişmelerin hız kazandığı biliniyor. Peki; dijital çağ ile hangi teknolojiler yükselişe geçti. Geleceğin teknolojileri hangileri ve bu teknolojiler geleceği nasıl etkileyecek?

Yapay Zeka (Artificial Intelligence)

Yapay zeka hiç şüphesiz; en çok konuşulan ve en çok alanı etkileyen teknolojiler arasında yer alıyor. Yapay zeka, bilgisayarlar tarafından kontrol edilen robotların, insanlara benzer davranış ve beceriler göstermesi şeklinde tanımlanabiliyor. İnsanlar tarafından sergilenen, bilinç ve duygusallığı içeren doğal zekanın aksi bir durumu tanımlıyor. Yapay zekanın tıptan eğitime pek çok farklı alanı etkilediği ve yeniden yapılandırdığı biliniyor.  Artık hastanelerde, okullarda, fabrikalarda, tarım sektöründe insanlar yerlerini robotlara bırakıyor.

Sanal Gerçeklik (Virtual Reality)

Sanal gerçeklik, reel ve sanal dünyanın teknoloji aracılığıyla bir araya gelmesini ifade ediyor. Bilgisayarlar tarafından üretilen ses ve görüntülerin zenginleştirilmesiyle sanal gerçeklik ortaya çıkıyor. Zaman ve mekanın ötesinde bir dünyayı mümkün kılıyor. Sanal gerçeklik öğrenme biçimlerini ve öğrenme ortamlarını etkileyen teknolojilerin arasında yer alıyor.

Blok Zinciri (Blockchain)

Blok Zinciri kavramı aslında bir tür veri tabanını ifade etmek için kullanılıyor. Söz konusu veri tabanındaki işlemler katılımcıların onayı ile gerçekleşiyor. Eklenen bilgilerin sistemden kaldırılması ise mümkün olmuyor. Blok zinciri teknolojisi daha çok kripto para ile ilişkilendirilse de; pek çok farklı sektörü etkiliyor. Kimlik sistemleri, sağlık, seçim sistemleri, siber güvenlik gibi birçok farklı alanda kullanılması söz konusu olabiliyor.

Büyük Veri (Big Data)

Büyük veri, verilerin anlamlı ve işlenebilir biçimlere dönüştürülebilmesi şeklinde ifade ediliyor. Söz konusu veriler, fotoğraf, video, ağ günlükleri gibi çeşitlilik gösterebiliyor. Büyük veri, sağlık, eğitim, ekonomi gibi pek çok alanı etkiliyor.

Nesnelerin İnterneti (Internet of Things)

Nesnelerin interneti kavramının ortaya çıkışı 1990’lı yıllara uzanıyor. Bu kavram, cihazların insanlarla ve diğer cihazlarla iletişim kurabilmesini ifade ediyor. Nesnelerin interneti pek çok alanı etkileyebilecek bir teknoloji olarak görülüyor. Akıllı evler, akıllı şehirler bu teknoloji ile doğrudan ilişkilendiriliyor. Nesnelerin internetinin dünyayı ve yakın geleceği yeniden şekillendirebilecek güçte bir teknoloji olduğu düşünüyor.

Dijital Dönüşüm ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek için aba Eğitim web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Sorularınız için Doç. Dr. Gamze Sart ve aba Eğitim ile iletişime geçebilirsiniz. Eğitime dair daha fazla içeriğe ulaşmak için YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz.

Benzer Yazılar

Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation

Dijital Dönüşüm Öğrenme Biçimlerimizi ve Alışkanlıklarımızı Nasıl Etkiliyor?

Dijital dönüşüm ve dijitalleşme kavramları son dönemlerde sıkça karşımıza çıkıyor. Özellikle geçtiğimiz bir yıllık süreçte pandeminin de etkisiyle pek çok alanda dijital dönüşümün etkileriyle karşılaştık. Başta eğitim olmak üzere pek çok alanda dijital dönüşümün ayak seslerini duyduk. Peki; Dijital dönüşüm nedir? Hayatımızı, alışkanlıklarımızı, öğrenme biçimlerimizi nasıl etkiliyor? Dijital çağda hangi teknolojiler hayatımıza girdi? Yeni dijital ortam geleceği nasıl etkileyecek? Eğitim ve meslekler dijital dönüşümden nasıl etkilenecek? Birlikte inceleyelim…

Dijital Dönüşüm Nedir?

Öncelikle; “Dijital dönüşüm nedir?” sorusuna cevap arayarak başlayalım. Bireylerin, toplumların, sektörlerin ihtiyaçlarına dijital teknolojiler aracılığıyla yanıt verebilmek artık mümkün olabiliyor. Bu noktada; üretme ve yaratma süreci teknolojiyle bağlantılı olarak değişim gösteriyor. Bu değişim; dijital dönüşüm olarak adlandırılıyor. Dijital dönüşümün merkezinde tasarım, yaratıcılık ve inovasyon yer alıyor. Dijital dönüşümde geleneksel yöntemlerin yerini teknoloji ve yeni metotlar alıyor.

Dijital Dönüşümün Tarihi

Dijital dönüşümün başlangıcı her ne kadar internetin ortaya çıkışıyla ilişkilendirilse de; daha eskiye dayandığı biliniyor. Birçok bilim insanının yeni teknolojilere ve dijital bir dünyaya dair fikir ve araştırmaları bulunuyor. Bu fikir ve çalışmaların en ünlüleri arasında “kablosuz dünya” yaratma fikri yer alıyor. Nicola Tesla’nın 20. yüzyılın başlangıcında kablosuz aydınlatma ve kablosuz elektrik enerjisi dağıtımı üzerine çalışmaları bulunuyor. Tesla, 1893 yılında kablosuz iletişimin mümkün olabileceği fikrini ortaya attığı ancak; çalışmasını tamamlayamadığı biliniyor.

Tesla’dan yaklaşık 50 yıl sonra dünya internet teknolojisiyle tanıştı. 1969’da ARPANET (Gelişmiş Araştırma Projeleri Dairesi Ağı) iki bilgisayar arasında mesaj iletmeyi başardı. Ardından 1989 yılında “World Wide Web” sisteminin kurulmasıyla dijital dönüşümün önlenemez yükselişi başladı.

Dijital dönüşümün bu hızlı yükselişi elbette toplumları ciddi anlamda etkiliyor. Zaman ve mekan algısını değiştiren süreç; dünyayı da küresel bir köye dönüştürüyor. Bugün, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan olaylardan eşzamanlı olarak haberdar olmak mümkün olabiliyor. Bu durum elbette sektörleri, üretimi, tüketimi, sosyo-ekonomik yapıyı, kültürleri de değiştiriyor ve dönüştürüyor. Dijital dönüşümün toplumlar üzerindeki etkisi bireylerin günlük yaşamlarını da etkiliyor. Teknoloji kullanımı, öğrenme biçimleri, alışkanlıklar yeniden yapılanıyor ve şekilleniyor.

Dijital Dönüşüm Öğrenme Biçimlerimizi Nasıl Değiştirecek?

Dijitalleşme ve yeni teknolojilerin etkisi eğitimi yeniden yapılandırıyor. Özellikle geçtiğimiz 1 yıllık süreçte görüldüğü gibi öğretim mekanları ve biçimleri farklılaşıyor. Öğrenciler artık sınıf ya da okul ortamının dışında da öğrenebiliyorlar. Hatta bunu tercih ediyorlar. Sınıf ortamı artık dijital ortama taşınabiliyor. Bu durum eğitimin üzerindeki zaman sınırlamasını da kaldırıyor. Artık tek tuşla istenilen mekan ve zamanda bilgiye erişmek mümkün olabiliyor. Bu durum geleneksel öğrenme biçimlerinin gölgede kalmasına sebep oluyor. Klasik öğrenme biçimleri yerini yeni yöntemlere bırakıyor. Kitapların yerini e-kitaplar, slaytların yerini hareketli grafikler alıyor. Yakın gelecekte dijital dönüşümün eğitimi daha fazla etkileyeceği düşünülüyor.

Bu durum elbette meslekleri ve becerileri de etkiliyor. Bazı meslekler geri planda kalırken, bazıları ön plana çıkıyor. Bazı meslekler ise biçim değiştiriyor. Öğrencilerin ve eğitimcilerin bu yeni dijital dünyaya ayak uydurması için teknolojik beceriler kazanması gerekiyor. Aynı zamanda var olan becerilerini gözden geçirmeleri ve yapılandırmaları gerekiyor.

Dijital Çağda Hayatımıza Giren Yeni Teknolojiler

Dijital çağ, pek çok yeni teknolojinin hayatımıza girdiği bir dönemi ifade ediyor. Dijital dönüşümün etkisiyle teknolojik gelişmelerin hız kazandığı biliniyor. Peki; dijital çağ ile hangi teknolojiler yükselişe geçti. Geleceğin teknolojileri hangileri ve bu teknolojiler geleceği nasıl etkileyecek?

Yapay Zeka (Artificial Intelligence)

Yapay zeka hiç şüphesiz; en çok konuşulan ve en çok alanı etkileyen teknolojiler arasında yer alıyor. Yapay zeka, bilgisayarlar tarafından kontrol edilen robotların, insanlara benzer davranış ve beceriler göstermesi şeklinde tanımlanabiliyor. İnsanlar tarafından sergilenen, bilinç ve duygusallığı içeren doğal zekanın aksi bir durumu tanımlıyor. Yapay zekanın tıptan eğitime pek çok farklı alanı etkilediği ve yeniden yapılandırdığı biliniyor.  Artık hastanelerde, okullarda, fabrikalarda, tarım sektöründe insanlar yerlerini robotlara bırakıyor.

Sanal Gerçeklik (Virtual Reality)

Sanal gerçeklik, reel ve sanal dünyanın teknoloji aracılığıyla bir araya gelmesini ifade ediyor. Bilgisayarlar tarafından üretilen ses ve görüntülerin zenginleştirilmesiyle sanal gerçeklik ortaya çıkıyor. Zaman ve mekanın ötesinde bir dünyayı mümkün kılıyor. Sanal gerçeklik öğrenme biçimlerini ve öğrenme ortamlarını etkileyen teknolojilerin arasında yer alıyor.

Blok Zinciri (Blockchain)

Blok Zinciri kavramı aslında bir tür veri tabanını ifade etmek için kullanılıyor. Söz konusu veri tabanındaki işlemler katılımcıların onayı ile gerçekleşiyor. Eklenen bilgilerin sistemden kaldırılması ise mümkün olmuyor. Blok zinciri teknolojisi daha çok kripto para ile ilişkilendirilse de; pek çok farklı sektörü etkiliyor. Kimlik sistemleri, sağlık, seçim sistemleri, siber güvenlik gibi birçok farklı alanda kullanılması söz konusu olabiliyor.

Büyük Veri (Big Data)

Büyük veri, verilerin anlamlı ve işlenebilir biçimlere dönüştürülebilmesi şeklinde ifade ediliyor. Söz konusu veriler, fotoğraf, video, ağ günlükleri gibi çeşitlilik gösterebiliyor. Büyük veri, sağlık, eğitim, ekonomi gibi pek çok alanı etkiliyor.

Nesnelerin İnterneti (Internet of Things)

Nesnelerin interneti kavramının ortaya çıkışı 1990’lı yıllara uzanıyor. Bu kavram, cihazların insanlarla ve diğer cihazlarla iletişim kurabilmesini ifade ediyor. Nesnelerin interneti pek çok alanı etkileyebilecek bir teknoloji olarak görülüyor. Akıllı evler, akıllı şehirler bu teknoloji ile doğrudan ilişkilendiriliyor. Nesnelerin internetinin dünyayı ve yakın geleceği yeniden şekillendirebilecek güçte bir teknoloji olduğu düşünüyor.

Dijital Dönüşüm ile ilgili daha detaylı bilgi edinmek için aba Eğitim web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Sorularınız için Doç. Dr. Gamze Sart ve aba Eğitim ile iletişime geçebilirsiniz. Eğitime dair daha fazla içeriğe ulaşmak için YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz.

Benzer Yazılar

Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation