Blog

Yurtdışında Lisans İçin Hangisini Seçmeliyim: AP mi, IB mi?

AP ve IB programları, yurtdışında üniversite okumak isteyen lise öğrencileri için çok önemli iki sınav olarak karşımıza çıkıyor. Genel olarak bakacak olursak Türkçeye Uluslarası Bakalorya olarak çevirdiğimiz IB, 16-19 yaş arasındaki öğrenciler için hazırlanmış iki yıllık iler seviye eğitim almayı sağlayan bir program. Advanced Placement’ın kısaltması olan AP ise lisedeyken üniversite seviyesinde dersler alarak üniversiteye kabul edilme şansınızı arttırıyor.

Peki, hangisini seçmelisiniz? Bu soruya cevap vermek için iki programı da inceleyelim.

IB Programı iki yıllık bir süreç gerektiriyor

IB, 10. ve 11. veya 11. veya 12. sınıflarda alınan 2 yıllık programı içeriyor ve sonunda bir sınava giriliyor. Bu nedenle öğrencinin sınava gireceği iki yıl boyunca sistematik, disiplinli ve stratejik çalışması gerekiyor. IB’de okulun başarısı da devreye girdiği için öğrencinin başarısı tek başına yeterli değil. IB’ye hazırlanırken okuldaki öğretmenler ve danışmanlarla işbirliği içinde olmak önem kazanıyor.

ib-ap

IB’yi tercih edenler sınavın yanı sıra 4000 kelimelik bir paper yazıyor. Paper’ın özgün ve konuyu akademik yeterlilikle ifade edebilmesi için ciddi bir çalışma gerekiyor. IB’ye hazırlanırken öğrencinin hangi üniversiteyi tercih edeceği ve hangi mesleği istediğinin göz önünde bulundurmak önemli. Tercih edilecek okulun ve bölümün talep ettiği IB derslerini seçerek hazırlanması, hayallerinde okula girmesi için özenle seçilmeli. Örneğin, mühendislik ya da tıp okumak isteyen bir öğrencinin ileri seviye matematik, fizik ve kimya alması büyük fark yaratıyor.

Özellikle Oxford, Cambridge gibi okullar ‘High Level’ matematik bilmeyen bir öğrenciyi kabul etmiyor. Aynı şekilde Amerika’daki MIT, Stanford gibi üniversiteler de lise seviyesinin üzerinde matematik bilgisinin kanıtlanmasını istiyor.

AP’nin geçerliliği giderek artıyor

AP ise bu anlamda biraz daha farklı bir strateji izliyor. Bu anlamda, 21. yüzyılda en prestijli üniversitelerin kabul ettiği sınav tarzının AP’ye daha yakın olduğunu söyleyebiliriz. Üniversite döneminde alınması gereken dersleri, lisedeyken almanızı sağlayan AP’nin programı, IB gibi sıkışık değil ve daha tercihe bağlı şekilde işliyor. 30’un üzerinde dersten hedefinize göre belirlediklerinizi istediğiniz yıllarda alabiliyorsunuz.

AP’de okula bağlı değilsiniz ve üç ay gibi bir sürede sınavlara girmek için hazır hale gelebiliyorsunuz. Diğer taraftan IB’de en fazla üç ders kabul edilirken AP’de böyle bir sınır yok. Alabildiğiniz kadar ders alıp üniversitede 21 krediye kadar muaf olma şansınız var. Bu da ilk yılı okumadan 2. yıla geçmek anlamına bile gelebiliyor.

Tüm bu bilgiler ışığında hedefleriniz ve becerilerinizi göz önünde bulundurarak bir seçim yaptığınızda, istediğiniz okula ve bölüme girme şansınız ciddi anlamda artıyor. Bu konuda daha detaylı bilgi edinmek için profesyonel bir destek almak, doğru adımları atmanız için faydalı olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir